"Anadolu'nun Cenneti Ilgaz"

Ilgaz
facebook

Ilgaz'da Kayak Keyfi Bir Başka

Batı Karadeniz'in en büyük kayak pistini barındıran Ilgaz Dağı'nda kayak keyfi bir başka. 4.500 metre telesiye hattı ile ziyaretçileri uzun soluklu bir doğa şöleni bekliyor.

 

Anadolu'nun Cenneti Ilgaz

Doğa severlerin uğrak yeri olan Ilgaz Dağı, kış aylarında bambaşka bir havaya bürünerek kartpostalları aratmayacak manzaraları ile adeta ziyaretçilerini büyülüyor.

 

Yıldıztepe Kayak Merkezi

Muhteşem doğa manzarası ile bütünleşerek, şehrin ve işlerinizin günlük karmaşalarına biraz ara vermenin vakti geldi. Yıldıztepe Kayak Merkezi ormanın göbeğinde sizleri bekliyor.

 
 
 
 
Ilgaz'ın Tarihçesi

Tarihçemiz

Ilgaz, geçmişte doğu ve batı kültürlerinin kaynaştığı ve farklı kültürlerin bir araya geldiği önemli bir coğrafyadır. İlçemizin kuruluşuna ilişkin M.Ö. 2000 yılına ait olduğu tahmin edilen Arkhaik Helenistik ve Roma çağına dayanan yüzeysel buluntular elde edilmiş olmasına rağmen kesin yerleşim tarihi bu buluntulara bakılarak belirlenememiştir.

En eski yerleşimin Cendere Köyü ile Devrez Çayı'nın İnköy ile birleştiği yer arasında bulunduğu ve Roma-Bizans dönemine kadar indiği tahmin edilmekte ve buluntulara dayanılarak ileri sürülmektedir.

Ilgaz'ın ilk yerlileri yörede şehir devletleri kuran ve Hattiler olarak da bilinen Proto-Hititler'dir.  M.Ö. 1300'lü yıllarda Orta Asya menşeili Hititler Mezopotamya veya Doğu Anadolu üzerinden iç, orta ve kuzey Anadolu’ya gelerek kendilerinden önce gelen Proto-Hititler'in üstünlüğüne son vermişlerdir. Zamanla Proto-Hititler'i kendi bünyelerinde eriten Hititler; Anadolu’da üstün bir medeniyet ve egemenlik kurmuşlarsa da M.Ö. 1200'lü yıllada Dor istilasına uğramışlardır.

M.Ö. 1200'lü yıllardan M.Ö. 700'lü yıllara kadar devam eden 500 yıllık sürede Ilgaz ile ilgili kesin bilgiler elde edilememiştir. Bu dönemde Kafkas bölgesinden gelen Kimmerler Ilgaz yöresini istila etmişlerse de M.Ö. 584'de batıdan gelen Lidyalılar tarafından Kimmer üstünlüğüne son verilmiştir. Lidyalılar, egemenlikleri döneminde sürekli olarak doğuda Medlerle savaşmışlar ve Kızılırmak Nehri her iki kavim arasında sınır olarak kalmıştır.

M.Ö. 546'da Ilgaz ve çevresinin tamamı Perslerin egemenliği altına girmiştir. Büyük İskender’in M.Ö. 330'lu yıllarda bölgeyi ele geçirmesiyle beraber Ilgaz ilçesinin tarihi de açıklık kazanmaya başlamıştır. M.Ö. 302 ve takip eden yıllarda Ilgaz ilçe sınırları içinde bulunan Kimiate şehri; başkent olarak önemli bir kent unvanını kazanmıştır. Y. Kiper ve Leonhard, Kimiate’nin yerini İnköy'de bulunan tepe olarak kabul ederken, buranın Cendere ile Kurmalar köyleri arasında olduğunu ileri süren arkeologlar da vardır. M.Ö. 302'li yıllada hareket üssü olan Kimiate'de M.Ö. 281 yılında Mithridates’in torunlarından Eupatıor güçlü bir Pontus krallığının temelini atar.

Hitit, Frig ve Roma dönemlerine ait buluntular ise Salman Höyük ile Cendere Köyü höyüklerinden elde edilmiştir. Bu alanda 1979 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yaptırılan araştırmada yazıtlar, keramik ve porselen buluntuları elde edilmiştir. Ayrıca Kurmalar Köyü Demirciler yaylasında antik kentlerin çarşılarını oluşturan, halkını kötü hava şartlarından koruyan ve her türlü sosyal etkinlikleri gerçekleştiren Stoa tarzı binalara ait yazıtlar elde edilmiştir. Bu eserler yerleşimin 900 ile 1000 yıllık bir geçmişi olduğunu kanıtlamaktadır.

M.Ö. 189-185'te Pontus Kralı Pharnakes bölgede üstünlük sağlar. M.Ö. 180 yılında Çankırı prensi Morzeos Ilgaz’ı ele geçirir. M.Ö. 88-64 yıllarında 24 yıl süreli Mithridates savaşları yapılırsa da M.Ö. 120-64 yılları arasında Mithridates soyu bölgedeki nüfuzlu üstünlüklerini devam ettirir. Strabon’a göre Kimiate, Mithridates Avpator döneminde oldukça önemli bir kent olma özelliğini sürdürmüştür.

M.Ö. 67-63 yılları arasında zayıflayan Mithridates soyunun toprakları Romalıların eline geçer. Romalı Konsül Pompeius, Roma Senatosu'ndan kendi adını taşıyan bir yasa çıkarır ve bu yasa ile Bithnia-Pontus eyaletlerini kurar. Pontus ve Paphlagonia’yı kendi iç işlerinde serbest bırakır. Çankırı (Gangra) krallık ve prenslik olarak eski Çankırı Prensi Plaimenes tarafından M.Ö. 64 de Altalos’a verilir. Ilgaz o zamandan günümüze kadar sürekli Çankırı’ya bağlanır. Ilgaz yöresinde oturan halkın o dönemlerde Roma, Bodrum ve Amasya yöresinden geldiği bazı bilimsel eserlerde kaydedilmektedir. M.Ö. 3. yüzyıla ait Gökçay, Devrez vadileri ve Cendere köylerinde bazı buluntular elde edilmiştir.

Roma ve Bizans dönemine ait çeşitli eserlerin elde edildiği Ilgaz ilçesi ve yöresi 1071 yılından sonra Anadolu’ya akınlar halinde gelen Türk boylarının yönetimine girmiş, Türk boyları bölgede parça parça yerleşmeye başlamışlardır. 1132 yılında Danişment Gazi'nin kurduğu beyliğin sınırları içine alınan Ilgaz daha sonraları Trabzon’u başkent yapan Pontus Rum İmparatorluğu'nun kısa bir süre egemenliği altında yaşamıştır.

1213 yılında Selçuklu hükümdarı İzzettin Keykavus Ilgaz’ı imparatorluğun sınırları içine katar ve Candaroğulları beyliği yörede üstünlük sağlar. Çoban Hüsamettin döneminden sonra bir müddet bağımsız halde kalan Ilgaz bölgesi Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine katılır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1854 yılında Ilgaz’dan Koçhisar veya Koçhisar-ı Bala olarak bahsedilir. Bu yıllarda ilçe merkezi Bucura Köyü'dür. Daha sonraları Belören’e nakledilir. 1922 yılında Ilgaz adını alan ilçe bir ara Kastamonu’ya bağlanır. 1929 yılından sonra tekrar Çankırı’ya bağlanarak, Çankırı’nın bir ilçesi olur.

İlçemizin Adı Nereden Geliyor

Bugünkü adını Ilgaz Dağları'ndan alan ilçe Antik Çağ'da Climata daha sonraları Kimistene olarak bilinen bir yerleşim merkezi içinde iken Anadolu’nun Türkleşmesi ile birlikte ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde Koçhisar-ı Bala olarak adlandırılmıştır.

Ilgaz’a ait Osmanlı kayıtları 1854 yıllarına rastlar. İlçe adı salnamelerde Koçhisar veya Koçhisar-ı Bala olarak kaydedilir. Bu yıllarda ilçe merkezi Bucura Köyüdür. Bucura Köyünün büyük bir yangın geçirmesi sonucu ilçe merkezi Belören bucağına nakledilir. 19. yy ikinci yarısında Çankırı’ya bağlı olan ilçe daha sonraları Kastamonu’ya bağlanmıştır. Osmanlı yerel yönetiminde Çankırı’ya bağlı bir kadılık ve 1284 H. teşkilatı ile Mecidiye adını alarak ilçe olmuş, 1922 yılında Ilgaz adını almış ve 1929 yılında Çankırı’ya bağlanmıştır.

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Ilgaz

İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşınan yolun üzerinde bulunan Ilgaz 1920’lerde bir nahiye merkeziydi. Cephane naklinde Çerkeş, Kurşunlu, Ilgaz, Kastamonu ve İnebolu birlikte çalışmışlar ve görevlerini birlikte başarmışlardır. Her yörede olduğu gibi Ilgaz’da da tüm fedakarlıkları fazlasıyla yaparak canla başla çalışan kahramanlar çıkmış; daima minnet, hürmet ve rahmetle anılmışlardır.

İşte bunlardan birkaçı:

HANCI HALİL AĞA: Kurtuluş Savaşı döneminde Kale Hanı'nın sahibi olan Hancı Halil Ağa, Ilgaz’ın Kale Köyü'ndendir. Çanakkale Savaşı'na iştirak etmiş, İstiklal Savaşı'nın başlaması ile Kuvâ-yi Milliye saflarında yer almış, Türk Ordusu'na maddi manevi yardımlarda bulunarak üstün hizmetler vermiş bir Ilgazlı kahramandır. İstiklal Madalyası sahibi olan Halil Ağa'yı o dönemde İnebolu-Ankara yolunu katedip de tanımayan, onun hanında ağırlamadığı kimse hemen hemen yok gibidir.

EKSİKLİ SALİH: Ilgaz’ın Eksik Köyü'nden olan Eksikli Salih, Pontus eşkıyasının bölgedeki hareketlerini onların içine girerek yakından izlemiş ve o dönemde Ilgaz’daki cephaneliğin Pontus eşkıyası tarafından havaya uçurulacağı bilgisini haber alıp, bunu yetkililere bildirerek Türk Ordusu'nun maddi kayba uğramasını engellemiştir. İstiklal Savaşı'nın çeşitli cephelerinde çarpışmış, üsteğmenlik rütbesine kadar yükselmiş ve İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir.

ŞAKİR AĞA: Kıyısın Köyü'nden olan Şakir Ağa Atatürk’ün takdirlerini kazanmış ve Kurtuluş Savaşı sırasında cephane naklinde gösterdiği başarısından dolayı kendisine gümüş işlemeli bir mavzer (tüfek) hediye edilmiştir. 

ARİF SAĞLAM: Kuyupınar Köyü'nden Arif Sağlam Kurtuluş ve Çanakkale savaşlarına katılmış 1 Teşrinisani 1338 (1 Kasım 1922) tarihli İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir.

YANIĞIN EMİNE (ÜMMÜHAN NİNE): Türk erkeği cephede savaşırken Türk kadını durur mu hiç? Yüzlerce, binlerce olan kadın kahramanlarımızdan biri olan Ümmihan Nine Kıyısın köyündendir. Adsız kahraman analarımızın bir simgesi olan Ümmihan Nine, Türk Kurtuluş Savaşı'na adını vermiş kahraman Türk kadınını temsil etmektedir. Ankara Ulus'ta Atatürk heykeli etrafında bulunan heykellerden birisi de savaşta cepheye mermi taşıyan kadın heykelidir. Ümmihan Nine işte bu heykelin temsil ettiği Türk kadınının çalışkanlık ve başarısını, ölmezliğini Ilgaz’da temsil edenlerden bir tanesidir. Kurtuluş Savaşı yıllarında cepheye mermi taşıyan Ilgazlı Türk anasıdır.

Ilgaz İlçemiz